Severek Ayrlanlar

Hepsi’nin Eren’ini tanıyamadılar

Post by: admin on Temmuz 17th, 2008 | File Under grup hepsi

Hepsi üyelerinden Eren, önceki akşam objektiflere yakalandı ama ne yakalanma…


Özellikle gençlerin büyük beğeniyle takip ettiği Hepsi Grubu’nun üyelerinden Eren, önceki akşam arkadaşları ile birlikte objektiflere yakalandı…

Bebek’te bir mekan çıkışı basınla pişti olan genç

 şarkıcının salaş hali şaşırttı. Özensiz giyimi ile dikkat çeken Eren, flaşların patlaması üzerine koşar adımlarla otomobiline yöneldi. Eren’in soruları yanıtsız bırakması ise kafalarda soru işaretleri bıraktı.

Grup Hepsi Takvim Gazetesi Röportajı

Post by: admin on Temmuz 16th, 2008 | File Under grup hepsi

Bu kızların HEPSİ birbirinden deli-1
Gülçin, Cemre, Eren ve Yasemin… Şarkıları ile Türk müziğine yeni bir soluk getiren Hepsi kızları, şimdi notalarla birlikte beyaz perdeye göz kırpıyor. Hayalleri sınırların ötesinde olan grup üyeleri, başarılarını çılgınlıklarına bağlıyor. Hepsi birden ‘Biraz deliyiz. Aramızda normal bir tanemiz’ yok diyor.

 

 

HEPSİ grubu kızları Cemre, Eren, Yasemin ve Gülçin’in başrollerini paylaştıkları “Hepsi1″ dizisi iki haftadır atv ekranlarında izleyicisiyle buluşuyor. Reyting rekortmeni diziyle oyunculukta da iddialı olduklarını gösteren Hepsi kızları ‘rol kesmeye’ git gide alışıyor. Ancak onlar şimdi enerjilerinin bir kısmını üçüncü albümleri için ayıracak. Grubun kızlarıyla, oyunculuk, yeni çıkacak albümleri, özel yaşantıları ve onların hiç bilmediğiniz özellikleri üzerine konuştuk…
* Oyunculuk nasıl gidiyor?
Yasemin: Güzel geçiyor. Bu aralar havalar soğuk ve çekimler dışarıda olduğundan zor oluyor. Ama genelde çok güzel geçiyor.
Eren: Çok eğleniyoruz. Ama artık yün fanilalarla çekime gidiyoruz.
* Oyunculuğa alışabildiniz mi?
Gülçin: Oyunculukla ilgili olarak herhangi bir deneyimimiz yok. İlk başlarda oyuncu koçumuz vardı. Ondan aldığımız derslerle bu açığımızı kapatmaya çalıştık. Gün geçtikçe daha iyi oluyoruz. Birçok insan bizim oyunculuğumuz için doğal yorumunu yapıyor.
ÜNLÜLERDEN ÖVGÜLER…
Cemre: İyi oyuncu dediğimiz kişilerden çok iyi tepkiler aldığımızı söyleyeyim. Onlardan ‘Bu işi kotardınız’ tarzında güzel telefonlar aldık.
Eren: İlk başladığımız günle şu anki halimiz arasında çok fark var. Ama bu durumumuza gelmemizde birçok insan yardımcı oldu. Yönetmenimiz Kartal’ın çok yardımları oluyor.
Yasemin: Karşımızdakinden rol almayı öğrendik. Biz de kendi yorumlarımızı katıyoruz.
* Diziyi izledikten sonra birbirinizi eleştirdiğiniz anlar oluyordur… Ekranda izlediğinizde hanginizin oyunculuğa yeteneği fazla? Cemre: Ben karar veremiyorum.
Gülçin: İzlediğimiz zaman burada çok güzel oynamışlar diyebiliyorum.
Eren: Teknik olarak bilmiyoruz. Ama izleyici olarak baktığımda hepimizin gerçekten o an iyi oynadığını ve o duyguyu verdiğini söyleyebilirim.
İŞİN SIRRI TECRÜBE
* Dizide 26 bölümü geride bıraktınız. Oyunculuk anlamında neler değişti?
Cemre: Önceden sahneye giriyorduk ve oynamaya çalışıyorduk. Şimdi sahnedeki durumu yaşamaya çalışıyoruz. Bu da bizde çok fazla şey değiştirdi. Bir de zamanla tecrübe kazanmaya başlıyorsunuz. Arkadan sufle söylenirken hem onu duyup hem konuşmayı beceriyorsunuz. Zaman her konuda olduğu gibi bu konu da da çok yardımcı oldu.
Yasemin: Git gide kameraya ve ışığa alışıyorsunuz.
Cemre: Şimdiye kadar sadece klipte oynamıştık. Tek obje bizdik. Işık da kamera da sadece bize göreydi. Şimdi birçok şeye aynı anda dikkat ediyoruz.
Eren: Ekibimizle çok güzel anlaşıyoruz. Annemden çok onları görüyorum.
Cemre: Onlar da zaten bizim deli olduğumuza karar verdiler. ‘Dördünüz arasında normal bir taneniz yok’ diyorlar.
Yasemin: İlk başta yönetmenimiz bile yadırgıyordu bizi artık o bile alıştı. Cemre: 12 senedir beraberiz. Tartıştığımızda bütün ekip diken üstündeydi. ‘Kavga ediyorlar’ diye bakıyorlardı.
Yasemin: Tartıştığımız anlarda ‘Şimdi biri seti terk edip gidecek’ gözüyle bakıyorlardı.
Cemre: Biz bir konuda tartışırız. Ama beş dakika sonra barışırız.
Eren: En başlarda tartışmanın sonunda ‘Acaba bir şey olur mu?’ diye bakarlarken şimdi biz tartışırken kimse bizimle ilgilenmiyor.
* Herhalde diziye başladığınızda en büyük avantajınız dördünüzün birden aynı dizide yer almasıydı değil mi?
Cemre: Zaten ayrı bir iş yapmıyoruz.
Eren: Yapmış olsaydık Hepsi Grubu olmadan önce olurdu.
Gülçin: Herhalde o yapan ben olmazdım. Beni ikna etmek için uğraştılar açıkcası.
Eren: Gülçin aramızda oyunculuğa en uzak olandı.
Cemre: Yasemin ve Eren yakındı.
Eren: Yasemin’le çok keyif alıyoruz. ‘Bir daha yapar mısınız deseler?’, Gülçin’e sorsanız belki yapmaz. Biz çok istiyoruz.
Gülçin: Seviyorum, eğleniyorum. Ama o kamera önünde çok vakit kaybediyorum gibi geliyor. Hayatta yapacak çok daha fazla şey varmış gibi geliyor. Sette aynı şeyi 8 kere yapıyorum. Bir süre sonra bu bana zor geliyor. Bir “Evet” diyeceğim bunun 10 tane açısı var.
Eren: Ama aslında çok seviyor.
Cemre: Biz yaptığımız işi seviyoruz. Eğer sevmesek yapmayız zaten.
* Tartışmalarınız olduğundan bahsettiniz…
Cemre: Abuk sabuk şeyler.
Eren: Aklınıza bile gelmeyecek o kadar saçma şeyler ki…
Cemre: ‘Sen çok çikolata yedin’ diyor birimiz, diğerimiz de ‘Sana ne’ diye çıkışıyor. Eren kafama çikolata attı mesela.
Gülçin: Cemre, Eren’e “Cok şişmanladığı için çikolata yemeyeceksin” dedi. Eren de ‘Yiyeceğim yiyeceğim’ diye tutturdu. “Yemiyorum o çikolatayı” diyerek Cemre’ye attı. Güldük.
BEYAZ PERDEDEN TEKLİF
* Sinema eklifi aldınız mı?
Cemre: Evet aldık.
Yasemin: Bu arada daha önce Kısık Ateşte 15 dakika filminde 3 dakika falan vardık. Küçük bir rolde
Cemre: Sinema ve reklam filmleri geliyor. Dört tane genç kız, dört tane farklı tip. Görsel şeyler yaratan insanların aklına bizimle ilgili çok fazla şey geliyor. Çünkü genciz ve dört tane farklı tipte kızız. Onun için sinemadan da reklamlardan da çok fazla teklif alıyoruz. Ama biz ince eleyip sık dokuyoruz.
* Peki şu anda var mı?
Cemre: Evet şu anda bir iki proje var. Hatta büyük projeler. Ama henüz evet demedik.
* Direkt sizin üzerinize kurulmuş projeler mi?
Cemre: Bizim üzerimize kurulmuş olan da olmayan da var.
Eren: Olma ihtimali olan şeyleri varmış diye konuşmadığımız için şimdilik bu kadar yeter. Kesinleşmeden konuşmak istemiyoruz.
* Hepsi 1′de oynadığınız karakterler size benziyor. Peki farklı projelerde nasıl rollerde olmak istersiniz?
Cemre: Geçen gün ben bunu düşündüm. Makyajsız, güzel gözükmesi gerekmeyen, sadece iyi oynaması gereken biri. Hırçın bir tip olabilir. Kötü bir tip olabilir. Ama cigs bir kızı oynamak istemem. Zor bir rol olsun isterim. ‘Ne yapacağım ben şimdi?’ diyebileceğim bir rol olsun isterim.
Gülçin ve Yasemin siz nasıl bir rolde oynamak isterdiniz?
Gülçin: Bu konuda ben Jennifer Lopez’i çok takdir ediyorum. Çünkü kendini öne çıkaran şeylerde oynuyor. Ya dans ediyor ya dövüşüyor. Görsel anlamda da kendini çok iyi kullanıyor. Şarkı söyleyebileceğim ya da dans edebileceğim bir film olabilir. Müzikal bir filmde oynayabilirim. Ayrıca tatlı bir kızı oynamayı isterim.
Cemre: Beklenilmeyen bir şeyi oynamayı isterim.
Yasemin: Kötüyü oynamak istiyorum. Kötü düşünemediğim için o benim için zor bir rol. Bir katil de kötü bir polis de olabilir.
Bu kızların HEPSİ birbirinden deli-2
Fatih Akın’ın yazıp yönettiği, Nurgül Yeşilçay’ın da enfes oyunculuğu ile dikkat çektiği Yaşamın Kıyısında filmi, Hepsi grubunun gözdesi….
* Grup üyeleri Sezen Aksu ile düet yaparak en büyük hayallerini ger- çekleştirdiklerini söylüyor.
* Dizideki rol arkadaşları ile çok anlaşan Hepsi grubu, ‘Onlardan çok şey öğreniyoruz’ diye konuşuyor
* Albüm çalışmalarına girdiğinizden bahsettiniz?
Cemre: Parça seçmeye başladık.
Eren: Daha kayıtlara başlamadık. Aralık sonu gibi herhalde başlayacağız.
* Nasıl bir albüm olacak?
Cemre: Onu söyleyemeyiz. Şu anda biz de bilmiyoruz.
Eren: Farklı bir albüm olacak.
Cemre: Yine R&B soundları olacak. Bunun dışında şimdilik hiçbir şey söyleyemiyoruz.
Gülçin: Şu anda şarkı seçim aşamasında olduğumuzdan, her an her şey değişebilir. O yüzden biz ne söylesek yalan olur. Dinleyiciyi de bizi de süprizler bekliyor.
Yasemin: Farklı bir şey yapacağımız için şu an biz de ne yapacağımızı bilmiyoruz.
Eren: Albümümüzü oldu bittiye getirmek istemiyoruz.
* Belli bir kariyer planı çizmissinizdir. 5 yıl sonrasında Hepsi’ye nerede görmeyi planlıyorsunuz?
Cemre: Biz bu konuda geçen yıl düet yapmaktan bahsediyorduk. Yapabileceğimiz en iyi isimle, Sezen Aksu’yla beraber yaparak yaptık. Başka bir iki isim daha var. Onlarla da işler gayet yolunda. Peki ‘Ondan sonra ne yapacağız?’ diye düşünüyoruz. Zaten bizim en çok istediğimiz şeylerden biri içecek kutularının üstünde kendimizi görmekti. Onlar sadece dünya markalarıyla çalışıyordu. Biz o içecek kutularının üstüne resmimizi bastırdık ve Sezen Aksu’yla beraber şarkı söyledik. Daha büyük bir şey olamaz zaten. Türkiye’de senerlerdir var olan insanlara bakın, hangisi bunları istemez. Hepsi ister. Biz bunları yaptık. Bundan sonra ne yapacağız. En son 5 yıl sonrasını düşünmeme kararı almıştık.
Yasemin: Düşünmüyoruz. Çünkü hakikaten işin içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Ya da galiba eve kapanmalıyız.
Eren: O konu hakkında gerçekten ben bir şey düşünemiyorum.
* Türkiye’de gelebileceğiniz maksimum seviyeye vardınız neredeyse. Peki yurt dışıyla ilgili çalışmalar var mı?
Cemre: Maksimum seviyeye gelmemize daha vakit var.
Eren: Maksimum falan değil.
MİLLET SPONSOR BULAMIYOR
* Sonuç olarak marka oldunuz…
Cemre: Düşünsenize bu kadar kötü durumda bir müzik piyasası var. Herkes kan ağlıyor. Kim “İyi durumdayım” dese de herkes satışlarda sürünüyor. Bizim albümüz satıyor ve biz albümüze sponsor buluyoruz. Biz inanamadık. Allah bozmasın millet bir sponsor ararken biz her şeyimize sponsor bulabiliyoruz.
Eren: İkinci albümümüz çıkalı iki yıla yakın bir süre oldu ama hala albümümüz satıyor. Buna gerçekten hala inanamıyorum.
Yasemin: Dünya da 1-2 milyon sattığı zaman altın plaklar falan veriliyor.
Cemre: Dünya da bile albüm satışları yerlerde…
* Yurtdışı çalışmaları var mı?
Cemre: Bu konuda şimdilik kesinleşen bir şey yok. Bir İngilizce şarkı yaptık. O şarkı bayağı ses getirmişti. Vokallerini bile tam okumadan yaptığımız deneme şarkımızla da Avrupa’da listelere girdik. MTV’de birkaç hafta birinci falan olduğunu duyduk.
Yasemin: Kanada’dan ve Hollanda’dan radyolar aradı canlı yayınlara bağlandık. Biz sadece şarkımızı yaptık ve gönderdik.
Eren: Kanada’da en iyi klip olarak yayınlandı. Kanada’da ilk 5 de yer aldı.
Cemre: Biz şarkınını üstüne oynamadık. İnsanlara ‘Bakın biz İngilizce şarkı yaptık’ demedik. Biz şarkıyı yaptık, klibi çektik gönderdik. Kendi kendine bir şeyler gelişti.
Yasemin: Bir denemeydi.
* Bu yaptığınız denemenin üstüne niye gitmediniz?
Cemre: Çünkü her şeyi sindire sindire yapmak gerekiyor.
Eren: Yurtdışı için bence hazır değildik o zaman.
Yasemin: Yaşımız daha çok genç. Bazı şeyleri yeni yeni öğreniyoruz. Yaptığımızda nasıl oluyor diye denedik. Güzel oluyormuş. Bir dahaki defa daha güzelini yapıp göndeririz.
PİŞMANLIKLARI ASLA YOK
* Yeni çıkacak albümünüzde İngilizce şarkı da olacak mı?
Yasemin: Şimdilik yok.
Gülçin: Bu konuşmadan sonra ben bu fikri konuşmak ve tartışmak istiyorum.
Cemre: Belki single yaparız. Bütün her şey böyle konuşurken gelişiyor zaten. Henüz belli değil hiçbir şey.
* Ne zaman belli olacak peki?
Cemre: Geçen albümde Gülçin’in trafik kazası geçirmesinden dolayı her şeyi koştura koştura yaptık. Özellikle bu albümü çok sindirerek yapacağız.
* Grup olarak geriye dönüp baktığınızda yaptığınız hatalar ya da pişmanlıklarınız var mı?
Eren: Grup olarak hiç yok.
Cemre: İşte biz bu yüzden Eren’e Polyanna diyoruz.
Eren: Kendi hayatımla ilgili de pişman olduğum bir şey yok.
Gülçin: Eren kötülükleri görmeden bunu diyor. Bir olayın iyi yanları da var kötü yanları da var diye değerlendirilir. Ama Eren sadece iyi yanlarını görür.
‘BİZ ÇOK ŞANSLIYIZ’
Kötülüklerden bahsettiniz… Peki çıkış aşamanızda kötü bir şeyler mi oldu?
Eren: Biz grup olarak gerçekten çok şanslıyız. Kötülük falan da gelmedi başımıza. En temiz yoldan en iyi insanlarla çalıştık. Biz çok steril gittik. Bir çok şeyin dışında tuttular bizi.
Cemre: Biz hep bir numaralarla çalıştık.
‘BIKTIM USANDIM’
* Ama bir dönem magazinin tam göbeğinin içerisine grup olarak girdiniz. Özellikle Cemre’nin adı Kenan Doğulu ve dizideki bir rol arkadaşınızla aşk dedikodularına karıştı.
Cemre: Artık bu konulardan nefret ediyorum.
Eren: Biz magazinden çok uzak bir grubuz.
Cemre: Ben zaten en son diyeceğimi söyledim. ‘Daha nereye kadar gidecek bu dedikodular?’ diye. 10 senelik arkadaşımla dans dersinden çıktık, onun arabası olmadığı için yolda bir yerde bırakacaktım. Sonra waffle yiyelim dedik. Kameraları görmemle geri döndüm. 10 yıllık arkadaşımla beni sevgili olarak yazdılar. Bunlar bana zarar veriyor ve bundan nefret ediyorum.
Eren: Magazinsel haber değeri olan bir grup da değiliz zaten.
Cemre: Ne yapıyoruz ki biz? Artık evde oturuyoruz, dışarı çıkmıyoruz. Magazin olaylarından beri setten direkt eve gitmeye başladım. Artık kızlar trip atmaya başladı. Hadi dışarıdaki adamı sevgilim diye yazdılar. Kenan Doğulu’yla sahnedeydik.
Gülçin: Kenan Doğulu’yla sahnedeyiz. Düet yaparken çekilen görüntülerde bizi atıyorlar. Cemre ile Kenan’ı yan yana koyuyorlar, sanki orada bir aşk yaşanıyor. Ne kadar iğrenç bir olay bu. Neden yaptığımız işi koymuyorlar oraya. Gerçekten buna çok sinirleniyorum.
HEPSİNİN TAKINTILARI VAR
* Neden Cemre’yle ilgili bu haberler çıkıyor?
Cemre: Biz de onu anlamıyoruz zaten. Ben zaten magazinci arkadaşlara ‘Nereye kadar gidecek?’ dedim. Galiba onların hayal güçlerinin gittiği yere kadar gidecek. Adamı görmüyorum. Zaten kendisi burada yaşamıyor. Bundan dolayı artık evde takılıyorum.
* Grup olarak takıntılarınız var mı?
Cemre: Disiplin… Disiplinsizlere hammül edemiyoruz.
Eren: Üstümüze düşen görevi sonuna kadar en iyi şekilde yapıyorsak bizim yanımızda çalışanlardan da aynı titizliği bekliyoruz. Bu bizim için çok önemli.
* Şu anda hayatınızda birileri var mı?
Yasemin: Bu soruyu geçiştirsek. Olanı da var, olmayanı da.
* Başka özelliğiniz var mı?
Cemre: Titiz…
Eren: Abartılmış bir titizlik.
Cemre: Temizlik malzemesi falan konusunda acayip titizim.
* Bizim bilmediğimiz başka özelliğin var mı?
Gülçin: Diğer kızlara oranla biraz daha sipirütüel şeylere ilgi duyan biriyim. Yoga ve meditasyon gibi şeyler.
Yasemin: Onlar bize göre çok entel şeyler. Özellikle Cemre’yle ikimize göre.

Grup Hepsi Turkcell Kuruçeşme Arena 9 Ağustos 2008

Post by: admin on Temmuz 15th, 2008 | File Under grup hepsi


Sahne Önü Sandalye: 45,00 YTL
Tribün: 34,00 YTL
Tribün: 39,00 YTL

HEPSİ çocukların sevgilisi

Post by: admin on Temmuz 13th, 2008 | File Under grup hepsi
“Hepsi Grubu`nun Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu`nda verdiği konser çocuk şenliklerini aratmayan görüntülere ev sahipliği yaptı.
Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu`nda önceki gece çocuk hayranlarının sevgi seli eşliğinde sahneye çıkan Hepsi Grubu, muhteşem bir konsere imza attı. Açıkhava Tiyatrosu`nu velileriyle birlikte hınca hınç dolduran Bursalı minikler, Hepsi`nin şarkılarına hep bir ağızdan eşlik ettiler. Konserde hayranı oldukları Eren, Cemre, Gülçin ve Yasemin için özenle hazırladıkları pankartları açan çocukların yaşadığı mutluluk görülmeye değerdi.

ÜNAL ÖZBAY

Yeni albümleriyle hayralarını selamlayan Hepsi grubu, önceki gece Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu`nda sezonun ilk konserini verdi. 3 bin kişilik Açıkhava Tiyatrosu`nun neredeyse tamamını Bursalı çocuk hayranlarının doldurduğu konserde dans şovlarıyla büyük coşku yaşatan Eren, Cemre, Gülçin ve Yasemin`den oluşan Hepsi Grubu, küçük hayranlarından gördükleri büyük ilgi karşısında şaşkınlıklarını gizleyemediler. Konser boyunca yaşanan coşkuyu bir an olsun düşürmeyen grup üyeleri, şarkılarını danslarıyla da renklendirdiler.

Hepsi İçin Ne Dediler?

Post by: admin on Temmuz 10th, 2008 | File Under grup hepsi
Yonca Evcimik bir röportaj sırasında Hepsi hakkında şunları dedi;
-Hepsi grubu mesela ben onları beğeniyorum.Çok şekerler,çok zor grup olmak Allah kolaylık versin.Çok başarılılar.İnşallah bir ömür boyu devam ederler.

Hande Yener:
-Ben ve Hepsi grubu Türkiye’de bir ilk.Ben Türkiye’ye elektronik müziği,Hepsi ise R&B müziği tanıştırdı.Yolları her zaman açık olsun.

Nil Karaibrahimgil: -Hepsi grubu Türkiye’de yapılmamışı gerçekleştirdi.Müzik ve dansı birleştirdi.Bende farklı müzik yapıyordum ama Hepsi çıkmadan önce bu kadar dans meraklı değildim.Bildiğim kadarıyla çocukluktan beri arkadaşlar hatta dostlar umarım birbirlerine olan sevgileri,saygılar,müzik ve dansa olan ilgileri biran olsun ile bitmez.Dilerim daha nice ödüller alır.Yollarınız hep açık olsun Hepsi kızları

Burcu Güneş: -HEPSİ’de çok güzel bizi R&B’ye yaklaştırdıkları için çok teşekkürler.Gerçekten HEPSİ genç,HEPSİ güzel,HEPSİ’NİN de sesi çok güzel,HEPSİ dinamik.Teşükkürler.

2. Klibi Siz Belirleyin :)

Post by: admin on Temmuz 8th, 2008 | File Under grup hepsi

Hepsinin  Yeni Resmi Web Sitesindeki Ankete Katılın..Şaka Albümünün 2. Klibini Siz Belirleyin..

             Tıklayın…

Grup Hepsi Heygirl Temmuz sayısında

Post by: admin on Temmuz 7th, 2008 | File Under grup hepsi

Cemre, Eren, Gülçin ve Yasemin rengarenk elbise ve cıvıl cıvıl aksesuarlarla 2008 yaz modası ve dahası Heygirl Temmuz sayısında

Hepsi Tatilde– Sabah Günaydın Cumartesi Röportaj

Post by: admin on Temmuz 7th, 2008 | File Under grup hepsi

Hepsi tatilden farklı anlamlar çıkarıyorGülçin: Caz vokal eğitimi alacağım Cemre: Anneannemle olacağım Eren: Kaz Dağları’na gideceğim Yasemin: Yurtdışına çıkacağım..

Hepsi grubunun dört güzel üyesi, Cosmogirl dergisinin temmuz sayısına yaz röportajı verdi. Kilyos Solar Beach’te bu yaza damgasını vuracak kıyafetler ve aksesuvarlara da mankenlik yapan grup üyeleri, tatil planlarını, yanlarına neler alacaklarını anlattı ve giymekten en çok hoşlandıklarını sıraladı. İşte Hepsi kızlarının yaz röportajı…

 


* Sizin için yaz ne ifade ediyor?

Eren: Yaz gelmeden önce hep özgürlük heyecanı doluyor içime. Özgürce istediğimi yapabilecekmişim gibi geliyor.

Yasemin: Bana kalırsa insanların en çok neşe dolduğu, en mutlu olduğu dönem. Kışın insanlar daha suratsız oluyor.

Cemre: Eskiden çok hareketli günleri ifade ediyordu ama artık güzel havayı ve derin bir nefes çekmeyi ifade ediyor.

Gülçin: Tatil! Dalyan! Annem Dalyanlı ve orada yazlığımız var. Her yaz oraya giderim.

TATİL DEDİĞİN ÖZGÜR OLMALI Bu yaz tatil planlarınız ne?

Eren: Sörf! Her sene yaptığım bir plan bu. Geçen sene yoğunluktan dolayı hiçbir yere gidememiştim. Bu yaz birkaç kere Alaçatı’ya gitmek istiyorum. Bir de Kaz Dağları var aklımda. Çok eskiden gitmiştim, tekrar gidip dinlenmek istiyorum. Tatil anlayışım değişti açıkçası bu sene. Yaşlı insanlar gibiyim!

Yasemin: İspanya’da ve Atina’da arkadaşlarım var. Uzun süredir beni çağırıyorlar. Oralara gitmek istiyorum. Belki sörfe başlayabilirim. Ben, fıtığım olduğu için biraz tırsıyorum açıkçası.

Cemre: Yurtdışına gitmek istiyorum. Tarihi eserlere karşı büyük ilgi duyuyorum. Bir de anneannemle vakit geçirmek istiyorum.

Gülçin: Annemle tatile gittim. Bodrum’a gideceğim. Bir de caz vokal eğitimi almak istiyorum.

Tatil dediğiniz nasıl olmalı?Eren: Özgürce hareket edilebilen bir şey olmalı. Beş yıldızlı otellere gidip, dışarıya adım atmamak bana göre değil. Benim en sevmediğim tatil mantığıdır bu. Turlarla seyahat etmeyi de çok sevmiyorum çünkü kendi başınıza hareket edemiyorsunuz. Tur sırasında gözüm nereye kayarsa oraya kaçarım ben.

Yasemin: Tatilde herkes özgür olmalı, bir yere koşturmak zorunda olmamalı, yeni yerler keşfetmeli. Yazlıkları olan kişiler bile ayrı bir keşif tatili yapmalı bence.

Cemre: Ya dinlendirici ya da eğlenceli olmalı tatil. Eskiden deli gibi eğlenmek vardı hep aklımda, şimdiyse dinlendirici olmasını tercih ediyorum.

Gülçin: Denizin olduğu bir yerde olmalı tatil; kitap olmalı, şezlong olmalı… Tatilde sadece kendi istediğim şeyleri yapmalıyım.

Tatil bavulunuzu hazırlarken en çok nelere dikkat edersiniz?

Eren: Bol bol beyaz atlet alırım yanıma. Benim için kurtarıcılar. Bermuda şortlarımın sayısı da çok olur. Bavulun büyük bir kısmını da şampuanlarım, kremlerim kaplıyor. Sırf onlara yer açılsın diye kıyafetlerimi presliyorum. Bavulun haricinde fotoğraf makinemin çantası da olur yanımda. Yasemin ve ben grubun fotoğrafçılarıyız.

Yasemin: Kıyafet olarak tercih ettiklerim bermuda şortlar ve tişörtler. Bakım ürünlerim de bavulda oldukça yer kaplar.

Cemre: Büyük bavul kullanmamaya dikkat ediyorum öncelikle. Saç ürünlerimin yanımda olması çok önemli. Çok zor bir saçım var çünkü. Mutlaka yanımda olması gereken albümler vardır. Kıyafet olarak da salaş elbiseler, şortlar ve tişörtler alırım. 3-4 çift bikiniyi de unutmamak gerek.

Gülçin: En çok kozmetik ürünlerime dikkat ediyorum. Kıyafet konusunda biraz bonkör davranıyorum. Sonra pişmanlık duymak istemiyorum çünkü. Tabii bu, tatile beş bavulla gittiğim anlamına gelmiyor…

Havuz mu, deniz mi? Yasemin: Tabii ki deniz! Havuzdan nefret ederim. Mikropların buluştuğu bir yermiş gibi geliyor.

Eren: Ben de havuzu hiç sevmiyorum. Deniz varken havuza girenleri de hiç anlamam.

Cemre: Havuzun sınırları var, deniz ise uçsuz bucaksız. Gülçin: Denizi tercih ediyorum. Daha doğal ve hijyenik.

Yaz aylarında şehir içinde ne giymeyi tercih ediyorsunuz?Eren: Genelde bermuda şort, askılı body ve spor ayakkabı giyiyorum. Bu sene, tarzım olmamasına rağmen elbise giymeye de başladım.

Yasemin: Yaz mevsimi başlamadan parmak arası terlik giymeye başlarım. Yazın ayakkabı geçirmem ayağıma. Kısa şort ve etekleri giymeyi sevmiyorum. Uzun etekler ve bermuda şortlar ilk tercihim.

Cemre: Bol bol atlet giyerim. Genelde desensiz kıyafetleri tercih ediyorum. Uzun elbiseler de favorilerim aslında. Hatta bazılarını kendim dikiyorum.

Gülçin: Genellikle etek ve şort giyiyorum. Yazın tüm renklerini üstümde taşımayı seviyorum.

Yazın kışı, kışın da yazı özler misiniz?

Eren: Kışı hiçbir zaman özlemeyenlerdenim. Ben hep ilkbaharı ve sonbaharı özlerim. Yaz da güzel ama hiçbir zaman özlemiyorum.

Yasemin: Her zaman yaz olsun istiyorum.

Cemre: İçinde bulunduğumuz mevsimi yaşamayı seven biriyim ben.

Gülçin: İkisinin de tadı çok başka.

Albümünüzün ismi niçin ‘Hepsi Şaka’?

Çocukken dinlediğimiz ve sevdiğimiz şarkıları söylemek istedik. Seçtiğimiz şarkıların çoğu esprili ve tiyatral sözler içeriyor. O yüzden tamamen şaka gibi oldu.

Cover bir albüm yapmak sizi korkutmadı mı?

Büyük bir korku olmadı tabii ama kaygı yaşadık. Çünkü cover albüm yapmak, yeni albüm yapmaktan çok daha zor. Zaten seçtiğimiz parçaların geçmişte en iyi halleri yapılmış, onu kötüleştirme riski var. Bu parçaların daha iyilerini yapmak değildi amacımız. Sadece Hepsi tarzıyla yorumlamak istedik. Bütün parçaların içine yeni rap bölümleri yazdık mesela.

BÜYÜKLERE NOSTALJİ

Cover parçalarla dinleyici kitlenizdeki yaş profili genişler mi dersiniz?
Anne ve babalar da beğeniyor bu albümü. Sonuçta onların da gençliğinde dinledikleri şeyler. Çocuklar için yeni bir albüm, büyükler için ise nostalji albümü oldu.

Kız gruplarında artış var. Ne düşünüyorsunuz?

Çok güzel bir şey bu. Sadece biz vardık. Neyse ki şimdi sayı arttı ve çeşitlilik oldu. 4 Yüz çıktı, şimdi de MP3 adlı bir kız grubu çıktı.

Hepsinden Moda Tüyoları :)

Post by: admin on Temmuz 4th, 2008 | File Under grup hepsi

Hey Girl dergisi, giyim kuşam konusunda hayli başarılı ve bir o kadar yaratıcı bulunan Hepsi kızlarıyla moda üzerine bir röportaj yaptı. Grup elemanları, hem tarzlarını anlattı hem de özel moda tüyoları verdi.
Eren trendleri birebir takip etmediğini anlatırken, Cemre desenli kıyafet kabusundan söz etti. Yasemin modaya yön verme şansı olsa tahta topuklu ayakkabıları dünyadan sileceğini, Gülçin ise beyaz ten modasını çok sevdiğini söyledi.

EREN: Trendleri birebir takip etmem

Modayı yakından takip eden biri misin?

- Aslına bakarsan, modayı ister istemez takip ediyorsun. Ama ben hep kendime yakışanı giyerim. Diyelim ki açık sarı moda… Eğer yakışmadığını düşünüyorsam, kimse giydiremez bana. Siyah modadır örneğin, ama siyah benim hiç giymediğim bir renktir, bu yüzden önemsemem. Takip ediyorum, ama bir sezon bir ürün çok moda oluyor ve herkeste aynı şeyi görmek hiç hoşuma gitmiyor. Tarzımı başkası belirlemesin. Herkesin kendi kişiliğini yansıtan şeyler giymesi gerektiğini düşünüyorum.

Yani moda olanların içinden tarzına uyanları seçiyorsun…

- Aynen öyle. Moda olanı birebir giymem.

En sevdiğin aksesuvarlar neler?

- Kafama taktığım şeyler çok fazla! Yemeniden bant yaparım, fular bağlarım, şapka takarım. Kafamda ya da boynumda mutlaka bir şey vardır. Her mevsim şalla dolaşırım.

Sokağa çıkarken yanından ayırmadığın üç şey ne?

- Islak mendilim, dudak yumuşatıcısı ve tabii parfümüm.

Seni bu aralar en çok mutlu eden renk hangisi?

- Yeşil, hayatım boyunca en sevdiğim renk oldu. Ama şu sıralar gece mavisi ve lacivert tonlarını da çok giyiyorum. Bu tonların bana yakıştığını bu sene, saçım turuncuyken fark ettim!
Bu saç, kendi saç rengin mi?

- Orijinal rengim, ama arada gölgeler var.

CEMRE: Desenli kıyafet bana göre değil

Konumuz moda Cemre… Sen diğer kızlara göre biraz daha süslüsün sanki.

- Ben en süslü değil, en sadeyim aslında! Fakat biraz abidik gubidik şeyler giyerim ve kafama değişik şeyler takarım. Saç aksesuvarlarını sevdiğim için dışarıdan sade olduğum pek belli olmuyor. Örneğin, hiç desenli kıyafetler giymem.

Modayı takip ediyor musun?

- Evet, ediyorum. Kendim bir şeyler çizip yaptırmayı seviyorum. Örneğin, genelde yere kadar elbiseler giyerim. O elbiselerin hepsini kendim çiziyorum. Stilistlik de ileride yapmayı düşündüğüm işlerden biri aslında.

En sevdiğin aksesuvarlar neler?

- Saat takıntım var. Bunu biraz Yasemin’e de bulaştırdım. Almam gereken şeyler olur ve alışverişe çıkarım, ama onları unutup eve hep saat alır dönerim. Çünkü saat vitrinlerinin önüne takılıp kalıyorum. Sonra da durduramıyorum kendimi.

Bugüne kadar hiç en iyi arkadaşınla kıyafet konusunda pişti oldun mu?

- Başak Şekeroğlu adında çok yakın bir arkadaşım var. Bir ara onunla yaşıyorduk. Bu sene okulu ve mezuniyeti yüzünden o hep evdeydi, ben de işlerim yüzünden eve gelemiyordum ve görüşemiyorduk. Ozan Doğulu’nun düğününde giydiğim bir elbise vardı; Tuana’dan aldığım, rengarenk, mor ve pembe karışık bir elbise. Onun da bu sene okul mezuniyeti vardı. Biz bilerek aynı elbiseyi aldık. Böyle bir anımız olsun diye. Aynı gün, o mezuniyete, ben de düğüne aynı elbiseyle gittik. Sonra yan yana fotoğraflarımızı çektik.

YASEMİN: Tahta topuklu ayakkabılar imha edilsin

Modayı takip ediyor musun?

- Kızlar kadar çok takip etmem. Örneğin bu sene sarı modaymış. En son çocukken sarı giymiştim, bir de bugün! Geçen gün “Modaymış, acaba bana yakışır mı?” dedim ve denedim. Yani “Bu moda, bunu alıp giyeyim” demem çoğu zaman. İşte böyle unuttuğum renkler, o sene moda olursa alıyorum. Ama illa o rengi giyeceğim diye de bir kuralım yok.
En sevdiğin aksesuvarlar neler?

- Şapka, kemer ve saat. Saat takıntısı Cemre’den bulaştı. Bir de çanta…

En son aldığın çanta nasıldı?

- Plaj çantası. Diesel’den almıştım. Ama onu günlük hayatta kullanıyorum. Hatta bir arkadaşım bu çantayı “Migros poşeti” sandı.

Yanından ayırmadığın üç şey?

- El kremi, ıslak mendil ve parfüm…

Bir arkadaşınla kıyafet konusunda hiç pişti oldun mu?

- Gülçin’le olduk bir röportaj sırasında! Ayakkabı, kot, ceket… Her şeyi aynı giymişiz. Değişiklik olsun diye birimiz ceketi çıkarttık. Çok garipti.

Bir eğlence mekanına gittiğini düşün… Üzerindeki kıyafetin aynısı başka bir kızda da var, ne yaparsın?

- Yanında durmam, başka yere giderim. Sinir olurum. O yüzden hep çok farklı şeyler almaya dikkat ederim.

Dünya modasını bir anda değiştirebilecek gücün olsa, moda nasıl olsun istersin?

- İnsanları kendim gibi görmek isterim. Ama “Sex And the City” filmindeki gibi şık da görmek isterim. O yüzden Nişantaşı’nı çok seviyorum. Oradaki herkes çok bakımlı. Bazıları birbirine nispet olsun diye yapıyor bunu, ama güzel görünüyorlar. Gereksiz süsler, püsler, zincirler hoşuma gitmiyor. Rahat olacaksın bence. Çok yüksek, tahta topuklu ayakkabıları da ortadan kaldırırdım, çok kötüler bence…

GÜLÇİN: Beyaz ten modası harika oldu

Modayı yakından takip ediyor musun?

- Açıkçası bu sene ne modaymış diye takip etmiyorum, vitrinlere bakınca fark ediyorum nelerin moda olduğunu. Bir de pek çok insanın üzerinde aynı kıyafeti görürsem, “Galiba bu sene bu moda” diyorum. Alışveriş yaparken ne beğeniyorsam onu alıyorum. Bazen bazı renklere takıyorum. Bu sıralar kırmızıya takmış durumdayım mesela… Bol bol kırmızı giyiyorum. Bu seneki modayla ilgili çok mutlu olduğum bir şey var; sanırım beyaz ten moda… Kışın değil de, yazın beyaz tenin moda olması çok güzel. Çünkü güneş çok zararlı. Küçükken bana hep “beyaz peynir”, “süt” gibi lakaplar takarlardı. Ama bence güneşin altında yatıp öyle pancar gibi kızarmak çok büyük cahillik.

Solaryuma girdin mi hiç?

- Evet. Klipler için girmek zorunda kalıyorum. Güneşten daha da zararlı aslında.

En sevdiğin aksesuvarlar neler?

- Taş kolyelerimi çok seviyorum.

Özel olarak seçtiğin bir taş var mı?

- Ruh halime göre seçiyorum, her gün farklı bir kolye takıyorum. Ametist dizili bilekliklerim var; negatif elektriği alıyor. Ay taşı kolyem; bazı şeyleri kolay kabullenmemi sağlıyor, bu yüzden insanlara daha yumuşak tepkiler veriyorum. Pembe kuvars, kristal yüzüğüm var, o da ailene olan sevgini ve saygını çoğaltıyor.

Hiçbir sevgilin sana taşlı bir şey aldı mı?

- Almadı, ama alırsa çok sevinirim açıkçası. Hoş şu an öyle biri de yok hayatımda, keşke olsa!

Bugüne kadar en iyi arkadaşınla hiç kıyafet konusunda pişti oldun mu?

- Yasemin’le olduk bir kere. Üstelik tepeden tırnağa aynı şeyleri giymiştik. Beni hiç rahatsız etmedi.

Bir mekana gittin ve bir kız senin giydiğin kıyafetin aynısını giymiş diyelim…

- Hiç üzülmem, bana daha çok yakışmıştır eminim!


Gördüklerinin “Hepsi Şaka”, Hepsi Moda!

Post by: admin on Temmuz 3rd, 2008 | File Under grup hepsi

Yazın tüm renklerini Hepsi grubu yansıtıyor. Onlara yakışanlar sana da çok yakışacak! Hepsi hem modellik yaptı hem röportaj verdi, sana da keyifle arkana yaslanıp bütün olan biteni görmek kaldı! Plajlarla bütünleştiğimiz yaz aylarında gözümüz eğlencede ve modada. Bazen sadece bu ikisini düşünüp rahatlamak, özgür ve güzel hissetmek istiyoruz. Bu duyguları dergi sayfalarımızda da yaşatmak istedik. Hepsi grubu ve Kilyos Solar Beach farkıyla tabii… Sıcak bir günde, sabahın erken saatlerinde, yüksek bir enerjiyle yola koyulduk. O gün sadece güzelleşecek, gökkuşağı kızı olacak, ayaklarımızı suyun içine salacaktık. Hiç olmadığımız kadar istekliydik coşup, gülmeye. Bu güzel günden geriye kalanlara eşlik etmek ister misin? Fotoğraf karelerinde bu yaza damgasını vuracak kıyafet ve aksesuar modellerini, röportaj satırlarında ise Hepsi ile ilgili merak ettiklerini bulacaksın.

Cosmo Girl dergisinin bu ayki sayısında (temmuz) hepsi grubu ile yapılan röportaj yer alıyor. Yukarıdaki röportajın devamı cosmo girl dergisinde…

Kapat
E-posta ile paylaş